8 Mayıs 2008 Perşembe

Övünmek gibi olmasın ama biz böle insanlarızzz:))


Boşnaklar böreksiz yaşayamazlar (Annemin üstüne daha güzel boşnak böreği yapan birini daha tanımıorm -Dip not:annem Kırklareli'li ama babam boşnak:))

Boşnaklar genellikle akraba evliliği yapmazlar

Boşnaklar kesinlikle hainlik yapamazlar

Boşnaklar gittikleri yere neşe götürmeden yapamazlar

Boşnaklar kahveyi lokumla içer

Boşnaklar kolo oynamadan yapamazlar

Boşnaklar tüm aile fertlerinin nasıl olduğunu tek tek sormadan yapamazlar (bu yönümüzüde seviyorum ama bazen çok uzuo bu durum bikeresinde bi teyze tam 25 kişiyi bana sordu nasıl die :))))

Gelinler dimijasız(Boşnak şalvarı) olmaz (Yakında size şalvarımıda göstericem ben çok beğendm üsküpte dikildi )

Kuru etsiz yapamazlar.(mmmm fasulyenin içindede süper oluoo yaww)

Her Boşnağın evinde jambolija(Boşnak battaniyesi) vardır

Soka ve kompiri çok severler (rahmetli babaannem çok güzel yapardıı ya :( aklıma geldi bak şimdi o günler)

Bayram sabahı evde muhakkak pita(Boşnak böreği) pişer ( ne bayramı biz haftada 2 kez yiyoz:))

Coşmaları için akordeon yeterlidir, başka bir şey istemezler ( akordeonsuz boşnak düğünümü olur yaww:)

Birinin bebeği olduğunda mutlaka babinaya(hayırlı olsuna) giderler

Çat kapı misafirliğe, posedaklara(akşam oturması) çıkarlar ( işte buna bayılıorm evimiz hiç boş kalmaz sağolsunlar bizde gideriz tabi akşam oturmasının tadı başka )

En güzeli bayramlarda sülaledeki bütün erkeklerin topluca gezmeleridir

Boşnaklar Dino Merlin'in şarkılarıyla coşarlar, Halid Beşliç ile efkarlanırlar, Safet İsoviç ile maziye giderler (ehehhehe babam arada mırıldanıo :)

Gelinlerini el üstünde tutarlar ( evet geneli öyle ama bakalım sonradan görcez:))

Boşnaklar, Boşnaklığın ne olduğunu bilmeyip "siz Sırp mısınız" diyenlere ağızlarının payını çok iyi verirler (direk uçasım gelio soranlara:)

Bir Boşnağa “yalan söylüyorsun” denmez ( denmezzz:))

Hep bir gün Bosna Hersek'e gitme hayalini kurarlar ve oranın özlemini hep içlerinde hissederler
Israr eder ama ısrar istemezler ( yaa babama hep dedim benide götür die ama nasip olmadı inşallah emremle gidicem oda üsküplü zaten:)

Boşnaklar Boşnak dışındakilere zor kız verirler (Bu kısmı doğru fakat benim ailem bu konuda insan olsun da boşnak olmaması önemli diil kanısında;)

Boşnaklar yaşadıkları yere uyum sağlamak yerine, yaşadıkları yeri kendilerine benzetme gibi üstün bir yeteneğe sahiptir

Boşnaklar kendi aralarında ne kadar Türkçe konuşmaya çalışırsa-çalışsın, araya Boşnakça kelime sokmadan edemezler evet:)

İftara misafir çağırırsa eğer, mönü bellidir: pasul sa suhom mesom, birjan, pita, harçelija
Boşnaklar cumbussuz düğün yapmazlar (cumbuz bi nevi kına gecesi boşnaklarda )

Boşnaklar kahveyi yandan şekerli içerler (içine atarlarsa içmezler:)

Boşnaklar gelenek ve göreneklerine çok önem verirler

Boşnaklar misafirliğe giderken kesme şeker götürürler

Boşnaklar, Boşnak olduklarını gururla söylerler

Boşnaklar her zaman neşeli insanlardır

Harmonika(akordeon) görünce dayanamazlar

Boşnaklar sporcu insanlardır

Boşnaklar hastalara za ponude(hediye) meyve götürürler

Bayramda sutlijaş(sütlaç) yaparlar, tatlısını yemediğiniz zaman sorun yok ama tuzlusu ikram edilince kurtulma şansınız sıfır

Boşnaklar fotoğraf çekilmeyi severler

Örgü örmesini bilmeyen, evin mutlaka en az bir köşesinde dantel bulundurmayan bir Boşnak kadını yoktur

Boşnaklarda miras kavgası pek yoktur

Boşnaklar büyüklerine saygılıdırlar, bayramlarda en büyüğün evinde toplanırlar

Boşnaklar zanaatkardırlar, zanaatlarını en ince ayrıntılarıyla marifetle icra ederler

Boşnakların kış aylarında hazırladığı “rasol” adı verilen bir içeceği vardır

Boşnaklar, Boşnak olmayana kaçan kızlarıyla ortalama 3 yıl konuşmazlar

Oyunlarda hep bir ağızdan şarkılar söylerler

Yaşlı tetkalarımız dışarı meşhur yeleklerimizi giymeden çıkmazlar

Boşnaklar bir olayı sorgulamadan, bir tane değil birden fazla soru sormadan yapamazlar

Boşnaklar el öpmezler, el öptürmezler (Ben öpüyorum ama :) )

Boşnaklar iftarda çaysız, sahurda hoşafsız yapamazlar

Boşnaklar cümle içerisinde ''ada ja ti reko''(ben demiştim) ifadesini sıkça kullanırlar

Pendik’e gidince meyhaneler sokağına uğramadan yapamazlar

Boşnaklar söz, nişan veya düğünden sonra hayırlı olsun demek için “na şerbet”(şerbet içmeye) giderler

Boşnaklar yeni gelinlerini bir gün içinde en az 3 yere el öpmeye götürürler, yakın akrabalar da gelin sofrası hazırlarlar

Boşnaklar düğünleri ve kınaları biraz abartmadan yapamazlar

Boşnaklar tarihlerine sahip çıkarlar

Kına gecelerine bavulsuz gelinmez

Sabahları kahvaltıdan önce kahve içmeyi çok severler

Boşnaklar yalnız sofraya oturmazlar, illa kalabalık olsun isterler

Boşnaklar kabileler halinde yaşarlar, yalnız yapamazlar

Boşnaklar “Bosanski lonac” yemeden yapamazlar

Boşnaklar pasulu suho mesoyla tercih ederler

Akrabasız yapamazlar

Boşnaklar saygısız ve sevgisiz yapamazlar

Boşnaklar "potkapa" adı verilen dikkat oyununu çok severler

Boşnaklar kuru eti fasulyede ziyan ederler

Genelde Ş ve Ç harflerini vurgulayarak söylerler

Boşnaklar aldatmaz sevdi mi bir kere sever sevmedi mi arkasını dönüp giderler

Boşnaklar vatanını sever ekmek yediği yere ihanet etmezler

Boşnaklar yanında çalışanların hakkını sonuna kadar verirler

Boşnaklar komşu kızı almazlar, kardeş gözüyle bakarlar

Boşnaklar inatçıdır, tuttuğunu koparırlar, yeteneklidirler ve çok da komiklerdir

İnandığı, sevdiği, güvendiği bir insanı ölümleri pahasına savunurlar

Boşnaklar çok inatçı insanlardır. Fakat bu öyle basit bir kuru inat değildir. Boşnak inadı; Doğru bildiğinin uğruna gözünü budaktan esirgememenin uzun soluklu, duruşunu muhafaza etme tutarlılığıdır

Boşnaklar öncelikle çok onurlu, ayrıca ailesine, arkadaşlarına, yaşadığı topluma, vatanına, milletine, devletine ve bayrağına sadık insanlardır.

Boşnaklar uzun boylu olurlar.

Son olaraktaaaa ben hariç boşnakların bütün kızları çok güzel olurr:))))))

7 Mayıs 2008 Çarşamba

Kanalizasyonlar bile bu kadar güzel yapılabiliyormuş!!!






















Cadde üzerine çizilmiş birbirinden harika fotoğraflar... Kanmamak elde değil...






















BUNLARI BİLİYORMUYDUNUZ?

Sırtlanların çene kuvvetinin 450 kg’a kadar çıkabildiğini...

Som balıklarının şelaleleri tırmanarak suyun kaynağına kadar ulaşabildiklerini...

Ünlü besteci Beethoven'in son bestesini, sağır olarak yaptığını...

Devekuşlarının beyinlerinin, gözlerinden küçük olduğunu...( “Kuş beyinli” tabirini muhtemelen devekuşları sayesinde kullanıyoruz)

Timsahların fındık kadar beyinleri olduğunu...

Sümüklü böceklerin dört tane burunları olduğunu... (Aslında gayet normal)

Bir timsahın en yumuşak yerinin kulağının arkası olduğunu... Diğer yerleri kurşun dahi geçirmez.

“Kanguru” kelimesinin, Aborijincede “bilmiyorum” demek olduğunu... (Avustralya’yı keşfeden denizciler, karaya çıktıklarında bir kanguru görürler ve yerlilere adını sorarlar. Onlar da bilmedikleri için “kanguru” derler)

Paris'teki Versailles Sarayı'nın 1300 odası olduğunu ve hiç tuvaletinin olmadığını...

Bir çift sineğin sadece nisan-mayıs aylarında bıraktıkları yumurtaların tamamından sinek çıksa idi, dünyayı 14 metre kalınlığında bir sinek tabakası kaplayacağını...

Eyfel kulesinin yapımında toplam 6400 ton ağırlığında 18.100 adet demir parçası kullanıldığını...

Süleymaniye camiinin 4 minaresi olmasının sebebinin, Kanuni'nin İstanbul'un fethinden sonraki dördüncü padişah; bu dört minaredeki on şerefenin de Osmanlının onuncu padişahı olduğunun bir işareti anlamına geldiğini...

Bir insandaki toplam damar uzunluğunun 150 bin km. ve dünya ile güneş arasındaki mesafenin de 150 milyon km. olduğunu...

Osmanlı sultanlarının ve bazı alimlerin başlarındaki kavukların, kefenlerinden oluştuğunu, sık sık ölümü hatırlayıp ona göre karar verdiklerini, ayrıca öldükleri zaman hemen başlarındaki kefenle defnedildiklerini...

Bir futbolcunun topa her kafa vuruşunda, beyninden 1000(bin) hücrenin öldüğünü...

Ortalama bir insanda 30.000-100.000 adet saç olduğunu, hergün yaklaşık 100 tanesinin döküldüğünü...

İnsan vücudunun her 7 yılda -ölen hücrelerin yerine yenisi gelerek- tamamen yenilendiğini...

Amerikan halkının %60'ının ülkelerini, dünya haritasında bulamadıklarını...

0(sıfır)'ı müslümanların bulduğunu...

Dünyaya her yıl düşen yağış miktarının eşit olduğunu...

Beşiktaş kulübünün kuruluşundaki Kırmızı-Beyaz renklerinin, Balkan savaşındaki mağlubiyetten sonra Siyah-Beyaz olarak değiştirildiğini...

Galatasaray kulübünden, yıllar önce bir grubun ayrılıp 'Güneşspor' u kurduğunu...

Fenerbahçe Kulübünün ilk adının 'Siyah Çoraplılar' olduğunu...

İbni Sina'nın göz ameliyatı yaptığını.

Hayatı yaşayıp giderken birçok gerçeği kaçırıyoruz. İşte fotomontajla gerçek olan kareler...

Hayatı yaşayıp giderken birçok gerçeği kaçırıyoruz. İşte fotomontajla gerçek olan kareler...

























































































Anneye yazılmış cok güzel bir şiir.

Merhaba anne, Yine ben geldim. Merak etme okuldan çıktımda geldim. Annelerde babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama Ali "Okula gitmezsem annem çok kızar, merak eder" demişti de Onun için söylüyorum. Geçen hafta öğretmen, Sağ elimde sarımsak, sol elimde soğan dedirte dedirte Öğretti sağımı solumu. Ben biliyorum artık anne sağım neresi, solum neresi Ağrıyan yanımın neresi olduğunu Şimdi iyi biliyorum anne. Hani geçen geldiğimde Şuram acıyor işte şuram demiştim de Bir türlü söyleyememiştim ya acıyan yanımı anne Bak şimdi söylüyorum Şuram işte, Sol yanım çok acıyor anne. Hem de her gün acıyor anne her gün. Dün sabah annesi Ayşe'nin saçlarını örmüştü. Elinden tutup okula getirdi. Yakası da danteldi. Zil çalınca öptü, hadi yavrum sınıfa dedi. Bende ağladım, Ağladım hiç de utanmadım. Öğretmen ne oldu dedi. Düştüm dizim çok acıyor dedim. Yalan söyledim anne. Dizim acımıyordu ama sol yanım çok acıyordu anne. Bugün bende saçım örülsün istedim. Babam ördü ama onunki gibi olmadı. Dantel yaka istedim. Babam "Ben bilmem ki kızım" dedi. Bari okula sen götür dedim. "kızım, iş" dedi. Bende banane dedim, ağladım. "kızım, ekmek" dedi babam. Sustum ama okula giderken yine ağladım anne. Ha bide sol yanım yine çok acıdı anne. Herkesin çorapları bembeyaz, benimkiler gri gibi. Zeynep "annem beyazlara renkli çamaşır katmadan yıkıyormuş" dedi. Babam hepsini birlikte yıkıyor. Babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne? Uff babam, her gün domates peynir koyuyor beslenmeme. Üzülmesin diye söylemiyorum ama Arkadaşlarım her gün kurabiye, börek, pasta getiriyor. Biliyorum babam pasta yapmasını bilmez anne. Hava kararıyor, ben gideyim anne. Babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi. Duyarsa kızmaz ama çok üzülür biliyorum. Kim bozuyor toprağını, Çiçeklerini kim koparıyor. İzin verme anne ne olur toprağına el sürdürme. Eve gidince aklıma geliyor bide bunun için ağlıyorum anne. >> Bak kavanoz yanımda, toprağından bir avuç daha alayım. Biliyor musun anne her gelişimde aldığım topraklarını Şu kavanozda biriktirdim. Üzerine de resmini yapıştırıp başucuma koydum. Her sabah onu öpüyor kokluyorum. Kimseye söyleme ama anne Bazen de konuşuyorum onunla. Ne yapayım seni çok özlüyorum anne. Ha unutmadan, Öğretmen yarın anneyi anlatan bir yazı yazacaksınız dedi. Ben babama yazdıracağım. Öğretmen anlarsa çok kızar ama banane kızarsa kızsın. Ben seni hiç görmedim ki neyi, nasıl anlatacağım anne. Senin adın geçince sol yanım acıyor anne. Hiç bir şey yutamıyorum. Bazen de dayanamayıp ağlıyorum. Kağıda da böyle yazamam ya anne. Ben gidiyorum anne, Toprağını öpeyim, sende rüyama gel beni öp. Mutlaka gel anne, Sen rüyama gelmeyince sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne. >> Sol yanım acıyor anne. İşte tam şurası, Sol yanım çok acıyor anne. Seni çok özledim, Anne çook...

(Bedirhan Gökçe'nin Şiir Albumünden)

Annecim seni çok seviyorum arada bi atışsakta her kız ve anne gibi iyiki varsın:)

İşte gelinliğim:)


arkdaşlar gelinliğimin modeli bu ama biz üstünde biraz oynadık beğenen arkadaşlar olursa lütfen yorum yapsın:)